13/12/2008 - Bölüm On Üç_Final
––––•(-• Final •-)•–––– ––––•(-• Bölüm On Üç •-)•––––
2 yıl sonra…
O gün çiçeklerle içeri girdiğinde mutlu bir rüya gördüğünü düşünüyordu…Ama bu ne rüyaydı nede bir hayal…Ömür ellerinde çiçeklerle karşısında duruyordu…Yavaşça kalkmıştı yerinden Semen…Bitkince onu izliyordu…Ömür usulca yaklaşmış ve çiçekleri uzatmıştı ona…
Ömür:Yapamadım…Senden uzaklaşamayacağımı anladığımda geri döndüm Semen…Eğer bunları kabul edersen çok sevinirim…
Semen ifadesiz yüzüyle çiçekleri eline almıştı…Ömür bundan pek memnun olmamıştı…En azından bir tepki bekliyordu Semen’den…Semen çiçekleri masasına koyduktan sonra sandalyesine oturdu…Hiçbir şey demeden bilgisayarıyla oynamaya başladı…Ömür ise şaşkınca Semen’i izliyordu…Yavaşça Semen’e yaklaştı…
Ömür:Bir şey demeyecek misin Semen? Semen:Ne dememi bekliyorsun Ömür?diyerek ona döndü…Beni o gün orda bırakıp kaçtın, gittin…Birde bu konu hakkında konuşmamızı mı düşünüyorsun?çantasını aldığı gibi çıkmıştı…
Ama Ömür buna dayanamamış Semen’in ardından koşmuştu…Semen merdivenlerden koşarak inerken Ömür birer ikişer atlayarak iniyordu…Derginin çıkışına kdr Ömür kovalamış, Semen kaçmıştı…Semen’i arabaya binerken yakalayan Ömür sertçe Semen’i arabaya yasladı…Semen sırtını vurmasıyla yüzünde birkaç saniye acının belirtisi oluştu…Ama Ömür’ün umrunda değil gibi görünüyordu…
Ömür:Sana aşığım dedim, tepkinse ama biz iyi arkadaş olmuştuk oldu…Bak Semen ben sana arkadaşlıktan daha öte duygular beslediğimi açıkça, alenen söylemiştim…Ama sen bana duygularını tamamen aktarmadın…Şimdi bana söylemen gereken şeyleri söyleyeceksin…dedi çatık kaşlarla…
Semen ne yapacağının şaşkınlığı içerisindeydi…Ne söyleyecekti?Kendiside bilmiyordu ki söyleyeceklerini?Bir kaç sene öncesine gittiler…Burçakla konuşuyordu…Ne derdi Burçak her zaman ona?İçinden geleni söyle ve yap…Bu kadar…Bu kadar değildi işte…İçindekileri bilmiyordu ki…Ama bir anda kendide ne yaptığının farkına varmadan Ömür’ün dudaklarına uzanmıştı…
***
Tebessümle kucağındaki resimlere baktı…Burçak’ın düğününde çekilen fotoğraflardı bunlar…Hepsine gülen gözlerle baktı…Diğer bir resimdede Semen’in doğum gününde çekilmiş bir fotoğraftı…Ömür ve Semen kendinden geçmişlercesine öpüşürken burçak yapıcağını yapmış fotoğraflarını çekmişti…Bu kareden sonra utansada gözlerinin içi gülüyordu…Diğer bir resme geçtiğinde ise küçük bir kız çocuğu vardı yanlarında…Ömür’ün kuzeniydi…Sarı bukleli saçlarını Semen’in saçlarıyla birleştirmişler ve Ömürde arkalarından iki kulak yapıyordu…O fotoğraftan diğer fotoğrafa geçerken zilin sesini duymuştu…Yerinden dikkatlice kalktı…Karnını tutarak kapıyı açtı…
Ömür yine en şirinliği ile içeri dalmıştı…Semen’in dudaklarına yapışıvermişti…Geri çekildiğinde nefesini düzenlediğinde konuşmaya başladı…
Ömür:Biricik karıcım ve oğullarım nasılmış? Semen:Biricik karınız gayet iyi oğullarınıza gelirse…Çok yaramazlar babası…Tüm gün karnıma tekmeler savurup durdular… Ömür:Çekerim şimdi onların kulağını ben…diyerek Semen’in karnını okşadı…
Semen:Hadi geç içeri…diyerek kapıyı kapattı… Ömür:Hayatım bugün işler çok yoğundu…Sen olmadan da eğlenceli olmuyor… Semen:ya…Kıyamazlar sana… Ömür:Fotoğrafları deşmişsin yine dedi dağınık salona girdiğinde… Semen:Sorma…Başka eğlencemde kalmadı…Bilgisayara yok, telefon yok…Televizyon da yok…dedi sitemle… Ömür:Ama hayatım radyasyon saçıyorlar…Hem sana hemde bebeğimize zararlı… Semen:Of…Çok sıkılıyorum tüm gün evde ama…Sen de yoksun ki eğleneyim… Ömür:Anlaşıldı…Sen kocanı istiyorsun evdede bahane üretiyorsun…E iyi babamdan izin alalım bebekler doğuncaya kadar…
Semen gülümsemişti ama karnına saplanan sancıyla yüzü değişti…Ömür fark etmişti bunu tetikte bekliyordu…
Ömür:Ne oldu? Semen:Sanırım izin almana gerek kalmıycak çünkü sanırım bebekler geliyor… Ömür:Sanırım da ne?Sanma, doğum mu yapıyorsun…Yapıyorsan gidelim çünkü geçen sefer yanlış alarmdı… Semen:Ömür…Ciddiyim geliyorlar galiba…Sancı çok güçlü… Ömür:Tamam..Şimdi seni kaldırayım ben…diyerek telaşla kaldırdı yerinden…
Kapıya kadar gidiyorlardı ki Semen’in valizi hatırlatmasıyla geri döndü…Yatak odasına koşar adımlarla girdiğinde valizi kaptığı gibi dışarı çıktı…
Ömür aceleden arabayı kullanamayacağını bildiğinden taksi çağırmıştı…Dışarıda taksiyi bekliyorlardı…Semen’in çığlıklarına herkes kapıya dökülmüştü…Taksi geldiğinde Semeni bindirdi önce…Hastaneye giderken Ömür Semen’den daha telaşlıydı açıkçası…Taksici arada aynadan arkaya bakıp Ömür’ün haline gülüyordu…Ömür hiç farkında değildi bu olanların…O sadece bebeğini ve Semen’i düşünüyordu…
Ömür:Derin derin nefes al hayatım…Eft öyle…Ver şimdi…Al…Ver….Al…Ver…Öyle değil…Sakince…Telaşlanma doğum güzel geçicek…
Semen:Ömür…Bebekler için değilde senin için telaşlanıyorum ben…Ben senden sakinim…
Ömür:Semen… Semen:Ay daha hızlı gitmez mi bu taksi…Ömür bak burada doğurursam seni mahvederim…Bizim arabamız yokmuydu ya…dedi isyankar… Ömür:Hayatım ben arabayı mı sürcem, seninle mi ilgilencem? Semen:Tamam sus…Ay…
Hastaneye vardıklarında Semen’i doğumhaneye aldılar.Ömür ise tüm yakınlarına haber vermişti…Burçaklar soluğu yanlarında almışlardı zaten…Meriç Ömür’ün ilk babalık heyecanını paylaşıyordu…Burçak ilk çocuklarını doğurduğunda oda aynı şeyleri yaşamıştı…Arada Ömür’ün haline gülmüyor değildi…
Burçak:Semen içerde ikiz doğuruyo sen burada dokuz doğuruyorsun Ömür… Ömür:Sorma…Nasıl bir şeymiş bu?
Meriçte Burçakta gülmüştü Ömür’ün haline…Saatlerin sonucunda mutlu haber gelmişti…Ömür’ün ve Semen’in iki oğluda dünyaya merhaba demişti…
Semen tüm doğum süresince başından geçenleri tek tek gözlerinin önüne getiriyordu…Baler’e olan hayranlığı…Daha sonra davetsiz gelen Ömür’e olan aşkı…Taha olayı başlamadan kapatılmıştı nihayetinde…Taha duygularını Semen’e açmasada Semen bir süre sonra Tahanın duygularını anlamıştı…
Odaya alındığında sessizce dinleniyordu…Kapının açılmasıyla önde hemşire arkadanda Ömür girmişti…Bir oğlu hemşirenin diğeri Ömür’ün elindeydi…Tebessüm etti…Meğer bu manzarayı görmek için öyle büyük bir hasret çekiyormuş ki…Gözlerinden akan suskun yaşları engelleyemedi…Bebeklerini kucağına aldığında en mutlu kadınıydı artık…büyük aşkı ve minik aşkları yanındaydı…Ne isterdi şimdi?Ömür yavaşça Semen’e eğilerek bir buse kondurdu dudaklarına…Gözyaşını silerek alnına öpücük kondurdu…
Açık kapıdan Burçak sıyrılarak girdi…Meriç ise Burçak’ın peşine takılmıştı çoktan…Herkes bebeklerle ilgilenirken bir an Semen ve Burçak göz göze gelmişti…Burçak mutlulukla gülümsemişti ama Semen eğilmesini istedi…Kulağına bazı şeyler fısıldadı…Burçak dolan gözlerle doğruldu…
Burçak:Siz devam edin Kuzey ve Güney’i sevmeye…Ben hemen gelicem… Meriç:Nereye aşkım?Çocuklar anneannelerinde rahattırlar… Burçak:Başka bir işim var Meriç…Sen kal burada, gelicem zaten sonra… Meriç:Tmm cnm…
Semen kapıya gidip, tekrar ardına dönen Burçak’ın gözleriyle buluştu gözleri…Burçak kapıyı açarak çıktı…Hızlı adımlarla hastaneden çıktı ve arabaya atladığı gibi Semen’in eski evine gitti…Arabadan çıktığında önce karşı eve baktı…Ağır adımlarla kapıya geldi ve anahtarla açtı…
Geçmişi saklandığı çekmeceden çıkardığı gibi yanına aldı…
Mutfaktan birkaç bir şey alarak dışarı çıktı tekrar…Bahçeye geçti…Semen’in günlüğünü toprağa attı yavaşça…küçük bir çukur kazdıktan sonra içine attı ve mutfaktan aldığı çakmakla onun kül olmasına neden oldu…Üzerine toprak örttükten sonra doğruldu yavaşça olduğu yerde…
Burçak:Geçmişle en ufak bir bağın kalmadı artık…
Başını kaldırdığında karşı evin penceresinden izlendiğini fark etti…Alaycı bir gülümseme ile çıktı arabasına bindiği gibi gitti hastaneye…bu zamana kadar yanında olan en yakın sırdaşına…
––––•(-• SoN •-)•––––
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm On İki
––––•(-• Bölüm On İki •-)•––––
Ömür:Sana aşığım...
Ömür Semen’in dudaklarına iyice sokulduğunda Semen fark etmeden karşılık veriyordu…İçindeki duyguların ayaklanmasına bir türlü engel olamıyordu…Ömür kendini birden geri çekti…Anlını Semen’in anlına dayadı…Semen gözlerini açamıyordu…Utanıyor muydu?Korkuyor muydu?Bilmiyordu ki…Böyle bir duygu hiç hissetmemişti…Bu başkaydı…Çok başkaydı hemde…
Semen:Bu neydi şimdi?dedi nefesini düzene koymaya çalışarak… Ömür:Sana aşığım Semen…Seni seviyorum… Semen:Ömür, ama biz iyi arkadaş olmuştuk…
Ömür bu sözlerden sonra geri çekti kendini…Hiç bir şey demeden düğmeye bastı…Birkaç saniye sonra asansörün kapıları açıldı…Semen’in şaşkınlığı arasında açılan kapıdan çıkarak hızlıca yürüdü…Gözleri dolmuştu…Dışarı çıktığında gözlerini gökyüzüne çevirdi…Birkaç dakika temiz havayı (!) içine çektikten sonra arabasına binerek hızla uzaklaştı oradan…
Semen ise şaşkınlığının üstesinden geç de olsa gelmiş…Ne ileri gidebiliyor nede geri gidebiliyordu…Olduğu yerde öylece duruyordu…Birden yağmur boşalırcasına yağmaya başladı…Gökyüzüne çevirdi başını…Oysa neler düşünmüştü…Bahar gelmiyor muydu?
Ağır adımlarla yağmurda ıslanacağını bile bile arabasına yürüdü…Bindiği gibi evinde aldı soluğu…Eşyalarını evin girişine atıp sıcak bir duş aldı…Başını yastığa koyduğunda bugün yaşadıklarını gözlerinin önüne getirdi birer birer…
Baler ile nasıl göz göze geldiklerini…Ömür’ün onu öpmesini… Ertesi günün bugünden daha güzel geçmesini dilemekten başka çaresi yoktu…Gözlerini kapattığında huzursuz bir uykuya dalmıştı…
Ömür, Semen uykuya daldığında çoktan havaalanına varmıştı...Ardında sürüklediği büyük valizi yerine yerleştirip, oturduğunda gözü dalmıştı…Semenle daha önce konuşmadığına bir bakıma sevinmişti…Bir bakıma ise yüreği yaralanmıştı…Kendine geldiğinde hostes verilmesi gereken bilgileri tekrarlıyordu…
***
Birkaç saat sonra…
Çalan telefonla huzursuz uykusundan irkildi Semen…Önce saate bakmıştı…Daha sonra telefona yöneldi…
Semen:Efendim Burçak? Burçak:Semen yarın düğünüm var ve çok kötü bir şey oldu… Semen:Ne oldu? Burçak:Bizim takım gelemiycekmiş… Semen:Nasıl olur ya?Söz vermişlerdi hani… Burçak:Ya Semen…Ara şunları ve ikna et…Sana dayanamazlar biliyorum… Semen:Ama tatlım ben ne yapabilirim ki?Beni dinlemez onlar… Burçak:Semennn…diye telefonun diğer ucunda zırladığında Semen çoktan yataktan fırlamıştı… Semen:Tamam…Deniycem…Hadi kapat telefonu ve sakinleş… Burçak:Beni atlatmıyorsun demi? Semen:Olur mu öyle şey hiç? Burçak:Sana güveniyorum…
Semen telefonu kapattığında yüzünde tarifsiz bir hüzün çöktü…Elinde kahve fincanı ile dibindeki koltuğa çöktü…Önündeki sehbadan günlüğünü çıakrsada içindeki yazma isteğinin yok olduğunu fark ederek geri koydu… Burçak’ın meselesine üzülerek yerinden kalktı…Pes ederek telefon rehberini aldı eline…sayfaları teker teker karıştırmaya başladı…Eline aldığı telefonla aradı tüm arkadaşlarını…İstemeyerekte olsa bugün bilmeden çok üzüleceği haberi öğrenmeye doğru yola çıktı…
Dergiye vardığında kimseyle konuşmayarak ofisine çıktı…İçeri girdiğinde kimseler yoktu…Çantayı bir kenara atarak bilgisayarı açtı ve geri kalan işlerini halletmeye başladı…saatlerin geçmesine rağmen Ömür’ün hala gelmemesine üzülmüştü bilmeden…
***
Elindeki dosyalarla dışarı çıktığında Feyyaz beyle karşılaştı…İçindeki ikilemden kurtularak yanına yaklaştı…
Semen:Feyyaz Bey…Ömür bugün gelmedi, bir şeyi yok değil mi? Feyyaz:Oker’in dediğine göre gecenin bir yarısı yurt dışına çıkma gereksinimi duymuş…Anlayamadım ki ben bunu… -Feyyaz Bey bakar mısını… Feyyaz:Geldim Banu…Afedersin Semencim…
Şaşkınlıkla Feyyazın ardından bakakalmıştı…Kendine geldiğinde ofisindeki telefon çalıyordu…
Burçak:Semen sen bir harikasın canım…
Semen’in cevap vermemesi üzerine telaşlandı…
Burçak:Semen?Orda mısın canım? Semen:Buradayım…Ne diyordun? Burçak:Harikasın diyordum en son…Arkadaşlarımın hepsi işlerini iptal ederek geleceklerini bildirdiler… Semen:Sorun yok değil mi? Burçak:Yok canım her şey şu an için çok güzel….Bak ne diycektim…Feyyaz beyleride çağır istersen…E nede olsa Meriç’in eski patronu…Tabi Ömür’ü görmeye dayanabilirsen… Semen:Ömür yurt dışına çıkmış… Burçak:Çıkmış derken?Üzülmüşe benziyorsun… Semen:Sanırım… Burçak:Bu akşam geliyorum ve konuşuyoruz… Semen:Senin hazırlanman gerek miyor mu yarın için? Burçak:Semen…Konuşucaz dedim…Ona göre ayarla kendini… Semen:Tamam…
Bitkinlikle telefonu kapattı…O sırada kapı açıldı ve içeri elinde şahane çiçeklerle birisi girdi…
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm On Bir
––––•(-• Bölüm On Bir •-)•–––– Gözlerini yeni yeni açmışken çalan telefonla kendine geldi iyice…Etrafa uykulu gözlerle taradıktan sonra komidinin üzerindeki telefonuna uzandı…Yavaşça telefonu eline aldı ve açtı.
Semen:Efendim Burçak’çım? Burçak:Semen…Şu an bir gazetecinin önündeyim…Ve ilk sayfada kim var bil bakalım… Semen:Başkanbush mu? Burçak:Hee…Komik insan…Tabikide hayır…Hazır ol, eminim bilmiyorsundur… Semen:Neyi? Burçak:İlk sayfada kendi resmin olduğunu…ayrıca yanındaki yakışıklı kim?Neden sakladın bunca zaman? Semen:İlk sayfada ben mi varmışım yani? Gözlerini kocaman açarak yataktan kalktı. Burçak:Dur başlığı okuyımda gör…
‘Sayılır mükemmel iş adamlarından Baler Tarman, sevgilisiyle yemekte yakalandı!’
Burçak:Nasıl yani ya? Semen:Ne?Nasıl yani ya? Burçak:Bende onu soruyorum canım….Ne Nasılı Nasıl yani? Semen:İnanmıyorum yaa…Kapatmam lazım canım… Burçak:Tamam canım..Beni ararsan gelinlik provasındayım…demesine kalmadan yüzüne telefon kapanmıştı…
Pek fazla önemsemeyerek yanına ağır adımlarla gelen Meriç’in elini tutarak arabaya bindiler…
Semen üzerindeki eşofmanları bile değiştirmeden evden çıktı…Bahçeden çıktığında arkasından gelen Taha’yı görememiş ve çarpmıştı…Semen tam düşüyordu ki Taha eliyle onu bileğinden kavramıştı…
Semen:Özür dilerim görmedim… Taha:Acelen vardı sanırım…ben tutmıyım… Semen:Kusurabakmayın…
Arkasına baka baka Baler’in evinin yolunu tuttu…Geride kendisine hayran bir Taha bırakarak tabi…Taha sabah sabah gördüğü bu güzellikle kendisini daha iyi hissederek eve girmeden sabah yürüyüşüne dvm etti…[Ne yazıyorum ben Allah’ım x)]
Kahvaltı masasına yeni oturmuş, gazeteye uzanacakken hiddetle çalan kapının sesiyle irkildi…Elindeki gazeteye göz bile atamadan yerinden kalktı…Kapıya ulaşıp bi hamlede açtı…Semen’i karşısında görünce şaşırdı…Tebessümle konuşmaya başladı…
Baler:Buyurun… Semen:Hıh…Gazeteden haberiniz yok sanırım… Baler:Ne gazetesi?dedi şaşkınca… Semen:Manşetinde ‘Sayılır mükemmel iş adamlarından Baler Tarman, sevgilisiyle yemekte yakalandı!’ diyen gazeteden bahsediyorum… Baler:Hakkımızda öyle mi demişler?komik… Semen:Ne yani…Hakkımızda heber çıkıcağını daha önceden biliyor muydun? Baler:Eh tabi…düşünürsek öyle…
Semen’in şaşkın baktığını görünce açıklama yapması gerektiğini anladı…O’nu içeriye davet ederek, salondaki kahvaltı masasına kadr götürdü…Yüzündeki tebessümü hiç kaybetmeden başladı konuşmaya…
Baler:Semen, ben bir iş adamıyım…Türkiye’nin ekonomisini değiştirecek kadar ünlü bir iş adamı hemde…Böyle haberler elbet çıkacak…Yani…Hakkımda çıkacak haberlerdede yanımdaki insanlar nasibini alıcak…Senden bunun için özür diliyorum…
Semen Baler’in ağzına bakakalmıştı öylece…Dediklerinin her birini aklında ölçüp, tartıp Baler’in haklı olduğu kanısına vardı…
Semen:Haklısınız ama bu yalan haber sinirlerimi bozdu biraz…Sonuçta doğru değil…
Baler gülümsemekle yetinmişti…Aklında binbir düşünceyle Semen’in gözlerinde takılı kaldı…Birkaç dakika sadece gözleri konuştu…İkiside farklı şeyler düşünüyorlardı oysa…Baler bulunduğu durumu fark ederek kendine geldi…
Elini cebine atarak cep telefonunu çıkardı…Birkaç tuşa basarak kulağına götürdü…Çok geçmeden de konuşmaya başladı…Semen ise onu dinlemekle yetiniyordu…Her hareketine dikkat kesilmişti…Baler’in son sözleriyle kendine geldi…
Baler:Hatanızı telafi ediceğinize sevindim…Yarın özür yazınızı görmek istiyorum…
Telefonu kapattığında yüzündeki tebessüm ölmüştü…
Baler:Yarın özür yazısını gacetede görücez…Sana söz veriyorum… Semen:Teşekkürler Baler bey…
Semen yüzündeki tebessümle evden çıktı…Ardına son kez baktığında Baler kapının ardında ona bakıyordu…Önüne tekrar dönerek yavaş adımlarla ilerledi…Başını havaya kaldırdığında güneşi gördü…Gülümsedi…Kış bitiyordu…Güneşi yeniden görmek ne güzeldi…
Baler kahvaltı masasına geri döndüğünde kendisi ile yapılan röportajı gördü…Semen’i düşünerek dergiyi eline aldı…
Semen evinin kapısına geldiğinde gazetelikte dergiyi gördü…Gazeteyle birlikte eline alarak mutfağa gitti…Kahvaltı masasını hazırladıktan sonra gazeteyi aldı eline…Balerle yapılan röportaj sayfasına gelerek tekrar tekrar okudu cevapları…Özel hayatıyla ilgili olan soruya nasıl cevap verdiğine hala hayret ediyordu…
‘Semen:Her başarılı erkeğin ardında mutlaka bir kadın vardır…derler…Sizce bu doğru mu Baler bey? Baler:Aslında doğru…Benim arkamda her zaman annem durmuştur…Başkası olamaz… Semen:Bu söz genellikle eşler ve sevgililer için söylenir…Siz ise annem diyorsunuz… Ağzından laf almak için sorulmuş soruyu anlamıştı Baler… Baler:Şu an için sevgilim yok…Olduğunda zaten bilirsiniz…dedi tebessümle…’
Telefonu tekrar çaldığında elindeki çay fincanını masaya bıraktı…
Semen:Efendim, Burçak? Burçak:Canım elbisen hazır… Semen:Nasıl yani?Ben daha elbise seçmedi ki… Burçak:Sen öyle san…hani şu geçen ay dergide bir elbise görmüştük…Bedeni olmadığı için vazgeçmiştin…Bende ölçülerini aldım ve yaptırdım… Semen:Sen harikasın…O kadar işin arasında…Teşekkür ederim canım… Burçak:ee düğünümde senin o patsak putsak şeylerle gelmene gönlüm razı olmadı… Semen:Burçak… Burçak:Kapatmam lazım cnm…Meriç damatlığını giyerken yardımcı olacağım… Semen:Tmm görüşürüz…
Telefonu kapatır kapatmaz tekrar çaldı…Bu sefer arayan Ayla’ydı…
Semen:Efendim Aylacım? Ayla:Semen…Burçakla Meriç’i gördüm az önce…Düğünleri bugün müydü yoksa? Semen:Hayır Ayla…Hafta sonu… Ayla:Ay bugünlerde çok unutkanım ya…Bu çocuk aklımı başımdan aldı… Semen:E Fuat’ın başına sar sende…Babası değil mi?Annesi kadar onunda ilgilenmesi gerekiyor… Ayla:Gel sen bir de ona söyle…Neyse kapatmam gerek Aysu’yu anaokuluna götürcem… Semen:görüşürüz slm söyle Fuat’a…
Semen:Eee her şeyimiz hazırmış, haberimiz yok…Hmm…Önce elbiseyi alıyım sonrada işe gidiyim…
Güzelce giyindikten sonra dışarı çıktı…Taksiyle gitmeyi planlıyordu…Elini cebine atmış, telefonu çıkartıyordu ki arabasının evinin önünde olduğunu gördü…Yavaşça yaklaştı, camın üzerindeki nota uzandı…Okuduktan sonra yüzü güldü…Arabaya binerek elbisesini almaya doğru yola çıktı…Kısa sürede moda evine gelmiş ve burçaklarla buluşmuştu…
Elbisesine kavuştuğu için çok mutluydu…Elbisesini arabasına yerleştirdikten sonra dergiye gitti.
Dergiye girdiğinde güvenlik görevlisi dahil herkes röportaj hakkında tebriklerini iletmişlerdi…Semen yüzü gülümseyerek odasına doğru çıktı…Patronun övgülerini dinledikten sonra işinin başına geçti…
Gün boyu Ömür’ü beklemiş fakat gelmemişti…Günün sonuna gelindiğinde ise arkadaşlarla yeni sayıyı kutlayacaklardı…Basım departmanına giderek küçük bir kutlama yaptılar…Herkes eve dağıldığında Semen odada telefonunun unuttuğunu fark ederek geri yukarı kata çıktı…
Telefonunu bulup odadan çıktığında asansöre binmek üzere olan Ömür’ü gördü…Hızlı adımlarla asansöre kadar gitti…Tam asansörün kapıları kapanacakken, eliyle durdurarak son anda oda bindi…Ömür Semen’i görmenin şaşkınlığı ile kalakalmıştı…Semen nefes nefese konuşmaya başladı…
Semen:Ömür…Nerdesin sen Allah aşkına?
Ömür hiçbir şey dememiş yüzünü çevirmişti…
Semen:N’oluyoruz?Hem senin bnmle konuşacakların vardı…Ne konuşacaktık?Hem yrn konuşucaz diyorsun hemde gelmiyorsun…
Tam Semen umutsuzca susmuşken Ömür asansörün durdurma düğmesine basarak Semen’e sokuldu...Dudaklarını Semen’in dudaklarına değdirmeden önce fısıldadı…
Ömür:Sana aşığım...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm On
––––•(-• Bölüm On •-)•––––
Semen doğru duyup duymadığını anlamaya çalışırken, Baler masada yüzü değişen Semen'i gözlemliyordu.Merakına yenilerek yavaşça elindeki şarap bardağını masaya koydu...Ağır adımlarla az ilerideki Semen'in yanına geldi.Merağını sezdiren bir ses tonuyla konuşmaya başladı.
Baler:Bir sorun mu var?
Telefonun diğer hattında sabırsızca Semen'in söyleyeceklerini bekleyen Ömür, Baler'in sesini duyunca çılgına döndü.Kaşlarını çattı hafiften...Kaldığı yerden devam etmeden önce elindeki notu tekrar okudu içinden...
''Akşam yemeğini iple çekiyorum...''Baler TARMAN ''
Notu görmeye dayanamayacağını anlayarak elindeki kağıdı buruşturdu.Daha fazla elinde tutmak istemiyordu kağıdı...Buruşturduktan sonra yere bırakıverdi...Semen'in ise hala sessiz kalması çıldırtıyordu onu.Derin bir nefes çekti içine...
Ömür:Semen...Orda mısın? Semen:Sonra konuşalım mı Ömür? Ömür:Ne zaman? Semen:Yarın... Ömür:Tamam...
Yere attığı kağıttan gözlerini çekerek telefonunu kapattı Ömür.Bu kez söyleyecekti.Yarın onun için bir umuttu...Merdivenleri yavaşça çıkarak odasına gidip, yattı.Yarın söyleyeceklerinin planlarken farketmeden uykunun kollarına bıraktı kendisini...
Semen merakla kendisine bakan bir çift göz ile karşılaşınca açıklama yapma gereği duydu.
Semen:Hayır bir sorun yok.Bir arkadaşım aradı da...Devam edelim mi?dedi yemek masasını göstererek.
Baler usulca başını sallayarak Semen’e yol verdi.Sandalyesini çekerek oturmasını bekledi.Ceketini düzelterek kendiside Semenin karşısındaki yerini aldı.O’nun tedirgin tavırları dikkati çekmişti.Semen başı önde tabağındaki yemeğiyle oynarken, Baler bu tedirginliğinin sebebini anlamaya çalışıyordu.
***
Baler:Geldik…
Duyduğu sesle başını kaldırdı…Etrafa bakındı…Baler’e döndü…
Semen:Bu gece için teşekkürler… Baler:Ben teşekkür ederim.En güzel gecemdi diyebilirim…Ama…Yemeğin sonuna doğru sana bir şeyler oldu…İyi misin şimdi? Semen:İyiyim teşekkürler…Gidiyim ben artık…gülümseyerek arabanın kapısını açıp, çıktı…Son kez
Baler'e bakarak çantasından çıkardığı anahtarıyla kapıyı açtı…İçeri hızla girip, kapıyoı kapattığı gibi kapıya dayandı…Derin bir soluk alıp, verdi…
Semen:Ne geceydi ama?!?
Yavaşça odasının kapısını araladı…Üzerine rahat bir şeyler giyip, battaniyeyi alarak salona geçti…Sehbanın gizli bölmesinden günlüğünü çıkartarak balkona oturdu…günlüğünü yenice aralamışken, kopan büyük bir gürültüyle irkildi…Gecenin bu saatinde nerden gelmişti bu ses?Balkon parmaklıklarına battaniyesinin izin verdiği kadarıyla dayandı…Yan evden dışarı koşan iki adamı fark etti gecenin karanlığında…Birisi hızla oradan uzaklaşırken geride kalan elindeki silahla bağırıyordu…
-Kaçma…Gel buraya…Nereye kaçabileceksin ki?
Elindeki silahı ateşledi birkez daha… Iskalamasıyla pes etmişti…Kaçmasına izin vererek evine doğru yürüdü…Oflayarak evinin kapısına geldiğinde sarışın, güzel mi güzel bir kızla karşılaştı.Az önceki yaşananları yoksayarak tebessümle genç kıza yaklaştı.
Semen:Meraba…Bir sorun var galiba… -Ne sorunu, he evet…Az önce evime girmiş bir hırsızı kovalıyordum…dedi sonradan hatırlayarak… Semen:Hmm…Sonuç hüsran sanırım…Bu arada ben Semen, yan ev komşunuzum…dedi tebessümle elini uzattı… -Bende Taha…Memnun oldum…
İkisi tanışma faslındayken meraklı gözler ise evin etrafını çevrelemiş ve bir açıklama bekliyordu.Taha komşuları fark ettiğinde sırıtarak onlara döndü…
Taha:Üzgünüm, rahatsız ettim sizi gürültüyle…Sadece evime girmeye hazırlanan hırzısı yakalamak istemiştim…
İnsanlar şaşkınlıkla kendi evlerine geri gitti.Evinin yolunu tutanlar arsında Baler de yer alıyordu.Gözleri Taha ve Semen’in üstünde gayet rahatsız bir şekilde evine girdi.
Komşular kendi evlerine girdikten sonra Taha tekrar Semen’e döndü…Semen’e tebessümle bakarak incelemeye başladı…Daha sonra büyük bir kabalık yaptığının farkına vararak başını eğdi…Semen’in sesiyle tekrar eğdiği başını kaldırdı.
Semen:Gitsem iyi olucak, yoksa donucam…Dikkatli olun…Bu sitede pek böyle şeylere ratlanmadığı için biraz şaşırdılar…Neyse, iyi geceler… Taha: İyi geceler…
Taha Semen’in evine girip, kapısını kapatmasıyla bakışlarını başka bir yöne çevirdi.Ama neye uğradığını şaşırdı.Karşı evin yakışıklısı perdeyi sonuna kadar açmış bulunduğu yere bakıyordu…Şaşkınlıkla etrafına bakındı…Kendisine baktığını anlayınca, elindeki silahla evine geri girdi…
Semen eve geri girip, balkona geçti.Sandalyenin üzerine bıraktığı battaniyeye sarılarak günlüğünü tekrar eline aldı.Günün özetini geçmeye başladı…
‘İnanamayacaksın olanlara!Bugün bay X le yemeğe çıktık…Yemek gayet güzeldi.Sohbetide öyle…Ama yemeğin sonuna doğru bay Xx aradı…Ay isim kullanmıycam diye ne hallere düşürdüm onları=) Açıkçası kafam baya bi karışık…Xx ne yapmaya çalışıyor?Aslında pek bi girişimde bulunmadı düşündüğüm gibi…Ama telefon her şeyi göz önüne geri getirdi.
Açıkçası etkilenmedim değil…Kafam çok karışık be sırdaşım…Ah dilin olsada bana yardım edebilsen…Yarın eminim hayatımın dönüm noktası diyebileceğim bir şeyler olucak bay Xxle…
Yorgunum hemde çok…Gözlerim kapanıyor…Sanırım bugünüde es geçiyorum…Yarın Burçak’ın düğünü için birkaç bir şey bakıcam…Güç depolamam lazım…İyi geceler…’
Günlüğünü kapatıp başını kaldırdı…Gözleri bir anda kesişti birisiyle…Bu oydu…Baler…İçinden nedense hiç gelmeyen bir tebessüm takındı yüzüne…sarındığı battaniye ile kısaca el sallayarak içeri girdi…Sanki biraz daha kalsa bir şey olacakmış gibi hissetmişti…Günlüğünü yerine kaldırdıktan sonra kendini yatağa attı…Yarını düşünürken uyku alemine dalmıştı çoktan…
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm Dokuz
––––•(-• Bölüm Dokuz •-)•––––
Selin:Semen Hanım size bir çiçek geldi... Semen:Aa kimdenmiş? Selin:Çiçeğin üzerinde bir kart var ama okumadım. Semen:Tamam teşekkür ederim Selincim... Selin:Kolay gelsin...
Semen yavaşça Selin'in masasına bıraktığı çiçek buketini aldı...Önce beyaz gülleri kokladı...Kokusundan memnun bir şekilde gözlerini kapatarak gülümsedi...O sırada memnuniyetini Ömür bozdu...Elindeki fotoğraflarla odaya daldı...Semen'in elindeki çiçekleri görünce şaşırdı...
Ömür:Kimden gelmiş? Semen:Bilmem bakmadı mdaha...Dur bakayım yazıyo...
Kartta yazanları içinden okuyarak tebessüm etti...
''Akşam yemeğini iple çekiyorum...''
Baler TARMAN
Ömür:Seni gülümseten notu merak ettim açıkçası... Semen:Önemli değil...Neyse...E getirdiklerine bakıyım...Çok güzel çıkmışlar... Ömür:Neden kopyasını istedin ki bu adamın? Semen:Hiç...bu adama hastası olan bir kuzene sahibimde...dedi yalancı bir gülümsemeyle...
Daha sonra söylediği yalanı geçiştirmek için resimleri dosyasının içine sakladı...Çantasını almaya yöneldiğinde Ömür'ün merakla bakan yüzünü gördü...açıklama yapma gereği duydu...
Semen:Ee...Rutin manikür-pedikür canım... Ömür:Hmm...
Semen Ömür'ün mırıldanmasına takılmadan ayrıldı...İçindeki heyecanla kuaförün yolunu tuttu...Önce saçlarına fön çektirerek rutin manikürünü yaptırdı...Kuaförden ayrıldığında dsergiye uğramadan eve gitti...Akşam yemeği için siyah bir elbise seçti...Siyah ayakkabılarıyla,çantasıyla uyumu yakalamıştı...Kulaklarına ve boynuna taktığı pırlantalarla göz kamaştırıcı olduğa inanmıştı.Ama takıların abartılı olduğunu düşünerek çıkardı.Onların yerine az dikkat çeken küçük siyah taşlı kolyesini taktı...Aynada kendini son kez izlerken çalan telefonla kendine geldi.Bilmediği bu numarayla tedirgin cvp verdi...
Semen:Efendim? Baler:Ben Baler, Semen Hanım... Semen:Ah...Telefon numaramı verdiğimi hatırlamıyorum... Baler:Şey...Zaten vermemiştiniz...Telefon numaranızı Beril Hanımdan aldım...Umarım sizi rahatsız etmemişimdir... Semen:Kesinlikle hayır... Baler:Peki o zaman...Sizi almaya gelicem...Dergide misiniz? Semen:hayır, evimdeyim... Baler:Evinizi tarif ederseniz sizi alırım... Semen:Peki...Aynı sitedeyiz, biliyorsunuz...Akasya sokak, no:11... Baler:Pekiii..Hazırsanız şayet hemen gelmek isterim... Semen:Tabi...
Balerle konuşması bittikten sonra aynaya geri döndü...Makyajındaki son rütuşları yaparken zil çaldı...Heyecanla çantasını alarak dışarıya çıktı...Arabadan ağır adımlarla tüm endamıyla inen Baler'e kilitlenmiş kalmıştı...Kendisine geldiğinde Balerle el sıkışıyorlrdı...Ne zaman yürümüştü o uzun yolu?Hangi ara el sıkışmaya başlamışlardı?İlk kim elini uzatmıştı?Hatırlamıyordu...Bunları düşünürkenken iyice dalmıştı.Baler'in sesiyle kendine geldi tekrar...
Baler:Karşı evde olduğunu bilmiyordum... Semen:Karşı evinizde miydim?dedi sanki hiç bilmiyormuş gibi... Baler:Evet...Büyük tesadüf...
Semen mırıldanmanın dışında bir tepki vermedi, veremedi...Çünkü Baler'in gülerken kendini belli eden gamzesine takılmıştı...Yo lboyunca baler'i izlediğini farketmemişti ki arabanın durmasıyla gözlerini mahçupça kaçırdı...Baler'in bunu farketmemesini dilemişti.Büyük bir incelikle kapısını açıp, geri çekilen Baler'e bakmadan indi arabadan...Yanyana yürüyerek büyük, ihtişamlı ve tarih kokan bir lokantaya girdiler...Her eşya bir ahşaptı...Baler'in oturması için çektiği sandalyeye baktı kısa bir süre...Kabalık ettiğini düşündü ve oturdu...Baler karşısına geçmişti...Yanı başında duran garsına bakması yeterli olmuştu.Belliki yiyecekleri ve içeçekleri herşey daha önceden ayarlanmıştı...
Az sonra gelen yemek sohbetlerini böldü....Sessizce tabaklarındaki yemeklere odaklanmıştı ikiside...Birbirlerine kaçamak bakışlar atmayı ihmal etmiyorlardı...Semen içindeki bambaşka duyguları anlamaya çalışırken telefonunun sesiyle kendine geldi...
Semen:Pardon... Baler:Önemli değil, rahat konuş lütfen...
Semen gülen gözlerle elindeki telefonla masadan uzaklaştı...Arayanı görünce şaşırdı...
Semen:Efendim Ömür? Ömür:O adamla ne işin var?dedi elindeki nota bakarak...
Aynı notu içinden tekrarlayarak...
'' ''Akşam yemeğini iple çekiyorum...''Baler TARMAN ''Akşam yemeğini iple çekiyorum...''Baler TARMAN ''Akşam yemeğini iple çekiyorum...''Baler TARMAN ''
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm Sekiz
––––•(-• Bölüm Sekiz •-)•––––
Semen:Baler Bey...
Baler:Semen hanım?Ne büyük bir tesadüf?dedi çömeldiği yerden kalktı... Semen:Ne o yolda kaldınız galiba? Baler:Sormayın, öyle oldu biraz...Ne olduğunu anlasam birde...dedi umutsuzda son model siyah arabasına bakarak... Semen:Belki ben yardımcı oalbilirim... Baler:Anlarmısınız gerçekten? Semen:Tabii...Sorunu nedir tam olarak? Baler:Iııı...Bilmiyorum desem? en tatlı haliyle...
Yanağındaki gamzesi saklandığı yerden çıkmıştı yine işte...Semen kendini kaptırmıştı...Baler'in sesiyle kendine geldi...
Baler:Semen hanım... Semen:Efendim, eevet...Siz şöyle kenara çekilin, bakalım...diyerek son model arabanın önüne geçti...
Bir kaç dakika sonra Semen yüzü yağ olmu şbir şekilde Baler'in yanında aldı soluğu...Ellerini birbirine sürterek baler'in gözlerne baktı...
Semen:Tamamdır...Çalıştırmayı deneyin isterseniz... Baler:Mükemmelsiniz siz... dedi arabanın çalışmasıyla... Semen:Yok canım...O kadarda değil...dedi gülerek...
Baler ise gülen gözlerle Semen'in yüzünü inceliyordu...Yüzündeki yağ lekeleri dikkatini çekti.Gülümsedi bu duruma...Temiz elleriyle Semen'in suratına gitti elleri...Semen ise hala dudaklarındaki tebessümü çekmemişti...Baler'in yaptığıyla kendine geldi.Baler'in, kendisinin yanağındaki yağ lekesini silmesiyle mahçupça eğdi başını...
Baler:Sizi evinize bırakmak isterim... semen:Gerek yok...Evim burda zaten... Baler:Gerçekten mi? Semen:Evet... Baler:Neyse iyi akşamlar ve teşekkürler... Semen:Bi önemi yok... Baler:Yarın bir kahve içmeye ne dersiniz? Semen:Benimle mi?Yani...Evet, olabilir...Ama yarınki işlerinizden sizi alıkoymak istemem... Baler:Tamam o zmn şöyle yapalım...Yarın akşam yemeği yiyelim...diyerek kartvizitini uzattı.
Nişanlısının yada karısının olmamasına dayanarak Semen bu şirin daveti kabu lederek kartvizite uzandı...Baler arabasına binip giderken, Semen hala orda duruyordu...
-Hadi yürüsene slk...Adamın akrşısında sırıtıp dur, sonrada rezil ol...Brova Semen hanım bravo...Neyse hadi yürü bakalım eve...
Arabaya bindiğinde cep telefonu çalıyordu ısrarla...
Semen:Efendim Burçak? Burçak:Canım ben yarın eve geçiyorum haber ediyim kahvaltıya beklersin sen şimdi diye söyledim. Semen:Tamam tatlım...Slm söyle Meriç'e... Burçak:Onunda sana selamı var... semen:Tmm cnm... Burçak:Hadi görüşürüz... Semen:Görüşürüz canım...
Semen telefonla konuşurken çoktan evinin önüne gelmişti...Arabayı park edip çantasından anahtarını arıyordu...Yağmur dinmişti bu yüzden ağır hareket ediyordu...O sırada gözü az ilerdeki eve takıldı...Yeni taşınanlar vardı galiba...
Semen:Umarım bana arkadaş olacak birileri oturur...diye gülümsedi...
Anahtarla evin kapısını açtığında tüm yorgunluğu ile eve girdi izlendiğini bilemden...Rahatlamak için banyosuna koştu.Ilık bir duş altıktan sonra yatağına uzandı...Koca yatakta döne döne uyuyamayınca salona gitti.Sehpanın içerisine sakladığı günlüğünü aldı.Eline geçirdiği bir dolmakalemle başladı yazmaya...
''Az kalsın bugün sana yazmıycaktım...Oysa buqün birsürü bomba patladı içimde...
Dur sanada patlatayım...
Nişanlı değilmiş!
Ne kadar güzel değil mi?Birisine bağlı olmaması...Nieyse benim gibi...Ay...liseli aşıklar gibi saçmaladım...
Bugün Beril bana röportaj sırasını verdi.Bende seve seve yaptım röportajı...kimle bil bakalım?...
Buzdaqı prensimle...
Neden buzdağı prensi die soruosun sen şimdi...
Ulaşılmazımda ondan be sırdaşım...Adını öğrendim çok qüzel bi ismi.Her ne kdr anlamını bilmesemde...
Ballılı bişeyler ama...Yerim onu...
yok yok uykudan saçmalıyorum ben anladım...
Ben uyumalıyım ki sana yarın güzel şeyler döküleyim!
Zaten şu anda mutluluktan uçmak üzereyim...Yere çakılmadan yatağıma döneyim ben...
İyi gecler sırdaşım...Yarın bu olanların hepsini anlatıcam sana...
Dilimde tüy bitene kadar kurtulamayacaksın benden...''
Defteri yavaşça sehbanın içine yuvarladı...Gelen uykusuyla karşı eve bakarak geri döndüğü gibi yatağını boyladı...Yarından bi haber yastığıyla derin bir uykuya dalmıştı bile...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm Yedi
––––•(-• Bölüm Yedi •-)•–––– Semen ise Ömür'ün şart koşmasına şaşırmış yağan yağmurun altındaki Ömür'e bakıyordu...Dikktle Ömür'ün cevbını bekledi...
Ömür:Beni eve bıraktığında bir kahve içmeden bırakmam...
Semen gülümsedi...Arabayı göstererek;
Semen:Atla...
Ömür gülerek arabaya bindi.Semen'e yolu tarif etmesiyle eve geldiler...Büyük ihtişamlı bir villaydı burası.Semen gözlerini alamamıştı.Eve bakınmaya dalmışken Ömür'ün seslenmesiyle kendine geldi.
Ömür:Hadi...Bir kahve içicez... Semen:hıhı...
Semen arabayı park ederek kapının önünde kendisini bekleyen Ömür'ün yanına koştu.Merdivenlerden çıkarken topuklu ayakkabılarını kontrol edemeyip tökezledi.Neyseki Ömür yetişmişti imdadına...Çok yakın duruyorlardı.Kendini toparlayan ilk Semen oldu.Hafifçe geri çekilerek doğruldu.Ömürde az önceki büyüden kendini kurtarmıştı.İkisi bir an gözgöze geldiler.
Ömür anahtarını cebinden çıkartarak evin kapısını açtı.Semeni içeri davet etti.Semende ürkek adımlarla büyük evin içerisine daldı.Gözleriyle çarçabuk etrafı süzdü.O sırada büyük salondan bir hizmetli çıktı.
Haslet:Ömür bey, hoşgeldiniz efendim...dedi Ömür'ün yanındaki kızı süzerek... Ömür:Ev sessiz bizimkiler yok mu? Haslet:Yok efendim.Az önce yemeğe çıktılar. Ömür:Hmm...Sen bize birer kahve yap Haslet. Haslet:Peki efendim.Nasıl içersiniz?dedi salona giren Semen ve Ömür'ün ardından. Semen:Orta lütfen... Ömür:Benimkini biliyorsun...
Haslet onları yalnız bırakarak villanın büyük mutfağına gitti.Ömür ise Semen'e az ötesindeki geniş, konforlu kırmızı koltuğu gösterdi.Semen yorgunluktan dolayı oturuverdi.Ömür tebessümle kırmızı koltuğun yanındaki beyaz koltuğa oturdu.O sırada salona Oker geldi.semen2i görünce gülümsedi.Elini uzatarak tokalaştılar.
Oker:hoşgeldin Semen. Semen:Hoşbuldum Oker.Nasılsın? Oker:Nasıl olayım hep aynı.
Oker ve Semen'in arasında keyifli bir sohbet başlamıştı.Ömür ise bazen kıskanarak, bazen gülerek hatta bazende kahkahalarla onları dinliyordu...Gelen kahvelerde keyiflerine keyif katmıştı.
Semen:Okumak için yurt dışına çıktığından beri görüşemiyoruz. Oker:Öyle...E sen neler yaptın? Semen:Ne olsun?Hala dergide çalışıyorum. Ömür:Şikayetçi misin? Semen:Yoo, hayır yanlış anlama lütfen...Ssdece aynı çizgide ilerlediğimi belirtmek istedim... Ömür:Hmm... Oker:ee evlendin mi bari? Semen:Hayır, sap sap ortada dolanıyorum işte...Sen buldun mu birilerini? Ömür:Nişanlandı bile...
Okerde onaylar gibi sağ elindeki yüzüğü gösterdi.
Semen:İnanmıyorum!Lisedeyken evlenmiycem diyene bak...Benden önce bulmuş birini... Oker:Çok evlenmek istiyorsan sanada buluruz bir tane, diyerek Ömür'ün tarafına baktı.
Ömür ise panikle Semen farketmeden hayır işareti yaparak başını sallıyordu.Oker Ömür'ün bu paniğine bayılmış gülüyordu.Semen ise dalgınlığından salonda olup, biteni farketmemişti bile...Oker ve Ömür tekrar göz göze gelince Oker ''Açıl artık'' der gibi bakıyordu.Ömür ise Semen'e yakalanmama çabası içinde başını hyr anlamında sallıyordu...
Ortamdaki hava gayet dağınıkken villanın kapısı çalındı.Oker gülerek yerinden kalktı.Ellerini bacaklarına süretek Ömür ve Semen'e döndü.
Oker:Çağın geldi.
Semen ''Kim?'' der gibi Ömür'e bakınca Ömür açıklama gereği duydu.
Ömür:Nişanlısı... Semen:Hmm...
Oker Çağın'ı karşılamak için salondan çıktı.Sesleri yinede geliyordu.Ömür ve Semen sessizce iki aşık çifti dinliyordu...
Çağın:Oker...Hayatım çok özledim seni... Oker:Bende...Gel bak seni kimle tanıştıracağım...
Az sonra Oker elini tuttuğu nişanlısıyla salona girdi.Çağın tanıştırması için Oker'i bekliyordu...Okerde önce Semen'e dönmüş sonrada gözlerini Çağınla birleştirmişti...
Oker:Semen, liseden sınıf arkadaşım...Buda Çağın nişanlım...
Semen:Memnun oldum Çağın hanım... Çağın:Bende memnun oldum Semen...Semen desm olur mu, resmiyet sevmemde... Semen:ah tabi...Aslına bakarsanız bende nefret ederim resmiyetten...dedi gülerek...
Oker:Neyse, bizde Çağınla yemeğe çıkacaktık...Kusurabakmayın lütfen... Semen:Ne kusuru canım...Eğlenin siz...Bende gidicem zaten. Ömür:Biraz daha kalsan...
Semen Ömür'e döndüğünde çocuksu bakışlarına ve tatlılığına dayanamadı...
Semen:Tamam...
Oker ve Çağın gittikten sonra Ömür ne yapıp edip, Semen'i film izlemek için ikna etmişti.Semen ve Ömür yanyana oturmuşlardı kırmızı koltukta.Dört bir yanda hopörlörü bulunan sinema sistemi sayesinde rahatça duyuyorlardı konuşulanları...Ama tek sorun vardı...Filmin korku filmi olması...Büyük ekranda, ne olduğu belli olmayan bir varlık aniden görününce Semen çığlık atarak Ömür'ün sırtına yapışıvermişti.Ömür ise gülmekten kendini zor almıştı.Filmin devamını Semen'in kötü bakışları altında izlemişti.Sonunda gitme vakti gelmişti...
Semenle birlikte dışarıya çıkan Ömür arabasına biniceye kadar ardından baktı...Semen el sallayınca oda salladı.Araba gözden kayboluncaya kadar gözlerini ayırmadı yoldan...İçeri girdiğinde sarhoş gibi savrularak yukarı kattaki odasına çıktı.Odasının kapısına geldiğinde büyük bir tebessümle kapıyı sonuna kadar açmış yatağa atlamıştı...Semenle izledikleri filmin tadı damağında uykuya daldı.
Semen karşı yakaya geçtiğindeortalığın boş olmasından faydalanarak son hızla gidiyordu.Sitenin önüne geldiğinde yavaşladı.Sitenin girişinde yolu kapatan bir araba duruyordu.Yolun tamamı kapalı olduğu için geçemiyordu arabası.Arabadan büyük hiddetle kapıyı çarparak çıktı.Uzaktan yağmur yağdığı için arabanın tekerlerinin kaydığı anlaşılıyordu.Hafif çiseleyen yağmurun altında yolu kapatan arabaya yaklaştı.Arabanın sahibini görünce yüzü görülmeye değerdi.Yüzünü dolduran gülücükler arasında konuşmaya başladı.
Semen:Baler Bey...
Bugün bu ikinci karşılaşmalarıydı...Şans mıydı, yoksa kader mi?
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm Altı
––––•(-• Bölüm Altı •-)•–––– Restoranta vardıklarında Semen içindeki heyecanı dizginleyerek girmişti ama O'nu görünce bu çabası boşa çıkmıştı.Kapıda öylece duruyordu.Baler'inde kapıya doğru bakmasıyla göz göze geldiler bir anda...Baler ayağa kalkmış, onları bekliyordu...Ömür, Semen'i kendine getirerek, masaya doğru yürümeye başladılar...Masaya geldiklerinde ilk önce Balerle el sıkışan Semen daha sonra Kemal'e döndü.Ömür ise sırıtarak Balerle tokalaştı.Semen:Nasılsın Kemal?Kemal:Ne olsu işte...Aynı.Sen nasılsın?Semen:Aynı...dedi gülerek... Kemal'in sandalyesini çekmesiyle oturdu.Ömür ise Semen'in yanındaki sandalyeye oturmuştu...Semen, Baler'inde aralarında olduğunu hatırlayınca ona döndü.Semen:Merak etmeyin Baler Bey, sizi daha fazla bekletmeden röportaja geçicem...Anladığım kadarıyla bu işin uzamasını sizde benim kadar istemiyorsunuz...Baler:Evet doğru...Semendi değil mi?Semen:Evet...Baler:Röportajı bitirdikten sonra holdinge gitmem gerekiyor...Semen başını sallayarak özenle çıkardığı soruları dosyasından çıkardı.Ömür'e fotoğraf makinasını hazırlamasını söyledi.Ömür ise Semen'e bakmayı bırakmış, işine koyulmuştu.Kemal ise gelen telefonla bir işinin çıktığını söyleyerek kalkmıştı.Uzun bir uğraştan sonra hem röportaj bitmiş hemde güzel fotoğraflar çekilmişti.Semen:Röportaj için teşekkür ederiz Baler Bey.Baler:Ben teşekkür ederim.Güzel vakit geçirdim sayenizde...Ama şimdi holdinge gitmem gerekiyor.Semen gülerek cevap verebilmişti sadece.Çünkü Baler'in güzel yüzündeki gamzeye takılı kalmıştı.Ne kadarda tatlı olmuştu...O bunları düşünürken çoktan el sıkışıp giden Baler'in ardından bakakalmıştı.Bu dalgınlığını Ömür bozdu.Ömür:Ay ne sıkıcı bir adam bu böyle?Semen:Ömür...Bence hiçte öyle birisi değildi.Ömür:Siz kadınlar, yakışıklılık gördünüz mü gerisini boşverirsiniz zaten...Semen sadece alayla gülmüştü.Dosyaları toparlayıp, yakınlarında olan dergiye geri döndüler.Ömür hala Semen'in başında dönüp duruyordu.Ömür:Artık filtreli bi fotoğraf makinası alsak iyi olur.Bu çağ dışında kaldı.Semen:O kadar bütçemiz var mı sence?Hem Feyyaz Bey buna sıcak bakar mı?Ömür:Ben, biricik oğlu söyleyecekte sıcak bakmıycak?Öyle mi dersin? dedi sıcak bir gülümseme göndererek... Semen o zaman farketti Ömür'ün aslında ne kadar tatlı birisi olduğunu.Gözlerini ondan ayırmazken, Ömür'ün sesiyle kendine geldi.Ömür:Ne oldu Semen?Niye öyle bakıyorsun bana?Semen:gözüm dalmış Ömür...Ömür:Yoruldun mu sen?İstersen eve git dinlen biraz, ben babamı idare ederim.Semen:Gerek yok...Şu fotoğrafların filmlerini çıkarda bastıralım.Sonra Feyyaz Bey'e götür ve kapağa hangi fotoğrafı koyalım bir sor.Ömür:Emredersiniz Semen Hanım... Semen:Off...Bu deliyle uğraşmak zor olucak...Elindeki kağıtlara bakarak röportajı temize çekti.Her ne kadar kısa sürmesini beklesede uzun sürmüştü.Ömür'ün getirdiği fotoğraflara şöyle bir baktı...''Bunların bir kopyasınıda ben alayım!''Ömür:E ne diyorsun, açılrnasıl olmuş?Semen:Gayet güzelmiş.Hakkını yemiyelim...Feyyaz bey'e götürdün mü peki?Ömür:Evet...Kapak için şu fotoğrafı beğendi.Semen:Yerinde bir karar her zamanki gibi...Ömür:Babamla iyi anlaşıyor olmalısınız...Semen:Babam gibi seviyorum onu.Ömür:O da senin hakkında öyle düşünüyor...Semen:Beni babası gibi mi seviyor?Ömür:Hayır Semen...Kızı gibi görüyor demek istedim...Semen:Ömür yhaa...Ne bileyim öyle kaldım bi an salaklığım işte...Ömür:Ama çok tatlıydın...Ömür ve Semen bir an göz göze gelmişlerdi.İkiside ne gözlerini çekiyor nede bir şey yapabiliyorlardı.Gözleri sanki birbirini hapsetmişti.İkisi öylece birbirlerine bakarken odaya Beril'in dalmasıyla gözlerini ayırdılar...İkiside içinden konuşmaya başlamışlardı.''Semen, ne yapıyorsun kızım ya?Ömür o Ömürrr...''''Az kalsın anlayacaktı oğlum ya, çok belli etmeye başladım...''Beril:Semen, hallettin değil mi?Semen:Kaçar mı?Beril:Kaçmazzz...Ee neler yaptın bakıyım?Semen:Yaptık birşeyler işte...Beril:Bakıyım mı?Semen:bakk...dedi eline kağıtları alıp, uzattı. Beril kağıtları sırasıyla okudu.Yüzünde bir tebessüm oluştu.Semen'e döndü tekrar...Beril:Kızım ne srular böyle?Hiç böyle zorlayıcı soru görmedim...Hele özel hayatla ilgili olanları...Nasıl cevap verdi?Ömür:Caibesine kapılmıştır Semen'in...dedi gülerek... Semen:Ömürr...Patronun oğlu dinlemem o bebek yüzünü parçalarım...dedi öfkeyle... Ömür:Bir şey demedim ki...Hem ne kadar biriktirmişsin içinde sen...dedi gülerek... Semen yine Ömür'ün güzel yüzüne dalmışken Beril yine imdadına yetişti.Beril:Fotoğraflara bakıyım...dedi ömürün elindeki filmi kapıp... Muhteşem...Ömür:Ben çektim...Semende iş olmayınca...Semen:Ömür...Hayatını sonlandırmama bir kaç saniye kaldı haberin olsun!Ömür:Sustum canım...Beril:Ne iyi anlaşıyorsunuz siz öyle!Ömür-Semen: Sorma!Beril:Allah'ım...Neyse ben gidiyorum...Size iyi anlaşmalar...Semen:Beril...Zaten işi üzerime yıktın hatırlatırım...Beril:İyi bir ara sende işini üzerime yıkarsın ödeşiriz...dedi gülerek...Nerden bilsin, ilerde bu sözünü tutacağını... Hava karardığını farkettiğinde gözlerini saate çevirdi.Yarım saat kalmıştı mesayisinin bitmesine...Bakışlarını az ilerdeki koltuğa yatmış dinlenen Ömür'e çevirdi.Onu izlerken telefonun sesiyle kendisine geldi.Telefonu çantasından aldı, aceleyle açtı.Semen:Efendim, Burçak?Burçak:Canım biz Meriçle yeni evimize geçiyoruz.Mobilyalar gelmiş.Haberin olsun istedik....Belki akşam orda kalırız...Semen:tmm canım.Haber verdiğin için tşk ederim...Burçak:Hadi öptüm canım...Semen:Bende...Selam söyle...Burçak:tmm...Semen telefonu çantasına geri koyup, dosyalarını topladı.Bilgisayarları kapatıp Ömür'ün yanına geldi.Kolundan dürtekledi...Semen:Ömür...Hadi kalk...Ömür:Azıcık daha...Semen:Bak mesayi bitmek üzere gidicem ben, kilitli kalırsın....Ömür:Tmmm...of...diyerek gözlerini ovuştura ovuşta uyandı. Semense içinden '' Aynı bir çocuk gibi...'' diye geçiriyordu.Dergiden çıkarken yağmurun çok şiddetli yağdığını gördü.Oflayarak göz gezdirdi etrafa...Semen çoktan şemsiyesiyle çıkmış arabasına yönlenmişti...Ömür ise girişte öylece bekliyordu.Semen arabasına ulaşmanın sevinciyle kapısını açtı.İçine binerek otoparktan çıktı.Ama Ömür'ü kapıda öylece görünce şaşırdı.Girişe sürdü arabasını.Camını açarak Ömür'ebaktı.Semen:araban yok mu senin yine?Ömür:Bakımda...Taksi çağırırım şimdi.Semen:Hadi atla...Evine götüreyim seni...Ömür:Gerek yok...Sen şimdi beni yine kilitlersin...Semen:Ömür...Lütfen...Atla hadi...Ömür:Tmm ama bir şartlaa...Semen ise Ömür'ün şart koşmasına şaşırmış yağan yağmurun altındaki Ömür'e bakıyordu...Dikktle Ömür'ün cvbını bekledi...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm Beş
––––•(-• Bölüm Beş •-)•–––– Semen gözü arkada her ne kdr kalsada muhasebeye gitmek için aşağı kata indi asansör ile.Asansörün kapısı açıldığında onu şoka uğratacak kişi karşısında duruyordu...
Rüya mı görüyordu yoksa, O karşısında tüm yakışıklılığı ile duruyor muydu?Karşısındaki genç adamın yanına koşturan kızın sesiyle kendine geldi...
[color=purple]-Baler Bey, bende sizi bekliyordum...Hoşgeldiniz…Kemal Bey sizinle ilgilenecektir…color] diyerek yanına gelen Kemalle tanıştırdı onu.
Semen ise hala şaşkınlığı üzerinde asansörden birkaç adım uzaklaşabilmişti ancak.Az ilerdedeki adama takılı kalmıştı.Genç kadın Semen’in yanına qeldi.Semen ise şirketten çıkan adamı izliyordu.
Beril:Semen'cim sana aslında daha bahsetmemiştim.Emri vaki yapıcam...Baler Beyle röportaj yapacaktım...Ama başka bir işim çıktı.Feyyaz Bey'e sordum, tamam dedi. Semen:İyide neden ben? Beril:Çünkü canım; başka işlerini bitirmiş hazırda bekleyen yoktu. Semen:Beril ben tanımıyorum bu adamı, ne iş yapar? Beril:Nasıl tanımazsın hayatım?Ekonomiyi elinde tutan adamlardan birisidir bu.Koskoca şirketlerinide duymadım deme bana...İnanmıyorum...dedi Semen'in yüz ifadesinden bilmediğini anlayarak... Semen:Tanımıyorum işte kızım... Beril:Tarman holdingin sahibinin oğlu.Magazin dünyasında da apayrı bir yeri vardır...diyerek göz kırptı.Ee ben sana hazırladığım dosyaları veriyim sen onları bi oku sonra röportajını yaparsın. Semen:Yapamam Beril... Beril:Sen tecrübeli birisin canım.Neden yapamayasın?Bir kaç fotorğrafını çeker, röportajı eklersin...Ben şu adamı oyalayana kdr sende oku bunları…Hadi ben kaçtım...El sallayarak Semen'den uzaklaştı...
Semen ise şaşkınca kendinden kaçan Beril'e bakakaldı...Daha sonrada elindeki dosyalara göz gezdirdi.Semen doğruyu söylüyordu.Bu adam karşı evde otursa bile kendisi hakkında hiçbirşey bilmiyordu.Adını bile, taki Beril, BALER...diye bağırana kadar...
Bıkkınlıkla önce muhasebeye uğradı.Oradaki işini bitirip ofisine gitti.Ömür hala onu bıraktığı gibi bilgisayarın başında oturuyordu.Semen’i görünce bilgisayardan zuaklaştı.
Ömür:Hallettin mi? Semen:Hallettim…dedi elindeki dosyaları masanın üzerine bıraktı. Ömür:Onlar ne? Semen:Beril hanımın üzerime yıktığı işi… Ömür:Neymiş o?Bakabilirim değil mi? Semen:Bak tabi…dosyaları ona uzattı.Bunları okuyup, röportaj için soru hazırlıycam daha…Of Allah’ım…
Ömür dosyayı inceledikten sonra dosyayı kenara bıraktı.Semen’i izlemeye koyuldu.Önüne düşen sarı bukleleri gözünün önünden çekmeye çalışarak ofluyordu.Güldü bu durma…
Ömür:İstersen fotoğrafları çekmende yardımcı olabilirim…Zaten bunu beceremediğini bilmen lazım… Semen:Ömür…Git başımdan…Ayrıca sen ne anlarsın bu işten? Ömür:Unutmuş olmalısınız Semen hanım, ben lisede fotoğrafçılık bölümünü bitirdim… Semen:a tabi ya…Ne demesiniz…Şimdide hobi oalrak mı yapıyorsunuz Ömür BEY? Ömür:Aynen öyle Semen hanım… Semen:Off.. diyerek dosyaya gömdü başını…
Birkaç saat dosyanın başında vakit geçirdikten sonra çıkardığı sorularla ilgileniyordu.Telefonunun çalmasıyla irkildi.Koltuğun üzerindeki çantasından telefonu aldı.
Semen:Efendim? Beril:Hazırsın değil mi tatlım?Çünkü daha fazla oyalayamayacağı madamı…Bende, oda sıkıldı. Semen:Tamam hazırım…Restorantta mısınız? Beril:Evet, tatlım...Çabuk gel yoksa diğer işime geç kalıcam. Semen:tamam canım...
Karşılıklı telefonları kapattıktan sonra Semen dosyaları eline aldı.Beril ise biraz daha oturup, Semen'in gelmesine yakın ayrıldı restoranttan.Baler ise Kemal Bey ile kalmıştı.Semen ofisten çıkarken, Ömür de peşine takılmıştı.Fotoğraf makinesini boynuna asmış, Semen'in izinden restoranta gelmişti.
Restoranta vardıklarında Semen içindeki heyecanı dizginleyerek girmişti ama O'nu görünce bu çabası boşa çıkmıştı.Kapıda öylece duruyordu.Baler'inde kapıya doğru bakmasıyla göz göze geldiler bir anda...Baler ayağa kalkmış, onları bekliyordu...Ömür, Semen'i kendine getirerek, masaya doğru yürümeye başladılar...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
13/12/2008 - Bölüm Dört
––––•(-• Bölüm Dört •-)•–––– ''Bugün acayip derece kötü bir gündü... Feyyaz Beyin şımarık, ukala, sinir bozucu oğluyla uğraşmaktan sıkıldım...Arabaya kilitledim oh nede güzel oldu...Ama yarın kovulacağımı hissediyorum...Off... Onu sabah görebildim ancak...Umarım yarın bol bol görürüm...Burçak ve Meriç'in arası gayet iyi.Bir tek buna sevinebildim bugün...İnan gözlerimden uyku akıyor...seninle daha sonra dertleşiriz sır arkadaşım...'' Defteri aldığı gibi sehpanın içine sakladı.Odasının yolunu tuttu sakince...Yatağa girince yarın işe gidip gitmemekte kararsızdı.Kovulacağını duymaktan korkuyordu.Bunlar zihninde yer edinirken çoktan uykuya dalmıştı...Gün ağardığında Burçak çoktan kalkmış kahvaltıyı hazırlamıştı yine...Bu sefer Meriçte ona yarım ediyordu.Meriç:Aşkım, balayından sonra hemen işe başlamayalım... Burçak:Bilmem ki...Antalyadan döndüğümüzdede yorgun olucağımızı düşünüyorum aslında... Meriç:Mesaj alınmıştır...Gece gündüz sev beni diyorsun yani...diyerek elindeki ekmek sepetini masaya bırakarak Burçak'a arkasından sarıldı... Burçak:Aslında mesaj göndermemiştim ama...Sevmek istiyorsan karşı çıkmam...O sırada takım elbiseyle Semen çıkmıştı odadan.Üzerini düzeltmeye daldığından onları görmemişti.Yüzünü Burçaklara dönen Semen kararsızca; Semen:Burçak sence bej ayakkabı mı daha iyi yoksa beyaz mı?dedi elindekileri gösterrek... Burçak:Bej daha iyi... Meriç:Beyaz olmaz bencede...Beyaz ayakkabıları ayakkabılığa kaldırarak bejleri giydi...Salona geri dönüp kahvaltı masasına oturdu.Hep beraber güzel bir kahvaltı geçirdikten sonra Semen işe gitmek için ayrıldı evden...Burçak ve Meriçte ortalığı topladılar beraberce.Ortalığı toplama işleri bitince, Burçak Semen'den birşeyler giyerek dışarı çıktılar...Semen ise siteden çıkıp taksiye bindiği gibi korkutğu iş yerine geldi...Oto parka doğru titreye titreye yürüdü.Kendi arabasını dünkü yerinde bulunca ona doğru ilerledi.Arabaya yaklaştığında yavaşladı.Gördüğü ile dona kaldı...Ömür:Beni mi arıyorsunuz Semen Hanım?Semen:Ama sen..Nasıl çıktın arabadan?Ömür:Zamanında telefon diye bir şey icat etmişler.Bilmiyorsunuz sanırım...Çağ dışında kalmanıza üzüldüm...Semen:Çok kabasın, ukalasın, sinir bozucusun...Ömür:Ah...Biliyorum...Peki bunu babama söylemeye yüzünüz var mı?Semen:Ne demek bu?Ömür:Telefonun diğer hattında babam var...Sizinle görüşmek istiyor...dedi arkasında gizlediği telefonu göstererek... Semen şaşkınlığını bir an önce atıp telefonu eline aldı.Sesini duymaktan çok korktuğu Feyyaz bey konuşmaya başladı.Feyyaz:Afferim Semen.Seninle gurur duyuyorum...Semen:Efendim? Feyyaz:Oğluma bir sürü şey öğretmişsin...Oğlumu senin eline emanet edebilceğimi biliyordum...Semen:Feyyaz bey ama...Feyyaz:Sus bakıyım...Şimdi muhasebeye uğruyorsun ve...Semen:Feyyaz bey ben...Feyyaz:Lafımı ikide bir bölüp durma kızım....Her neyse muhasebeye uğra ve Feyyaz Bey gönderdi beni de gerisine karışma... diyerek telefonu suratına kapattı. Semen ise olanları anlamamıştı.Ömür'ün yüzüne bakıyordu şaşkınca...Ömür ise sırıtmakla yetiniyordu...Semen bu durumdan kurtuluverdi aniden.Semen:Babana ne söyledin?Ömür:Olanları...Semen:Delitme beni...Ne söyledin dedim.Sen bu arabadan nasıl çıktın hem?Ömür:Ne kdr gevezesiniz siz?Ömür Semen'in sorularına aldırmadan şirkete girdi.Semen ise deli olumuştu.Arabaya geri döndü.Arabayı süzdükten sonra kollarını iki yana açtı.''Allah'ım bana sabır ver bu çocukla nasıl uğraşıcam ben?''Daha sonra oda Ömür gibi şirkete girdi.Ofisine geldiğinde Ömür'ü masasında otururken buldu.Bilgisayarla uğraşıyordu.Semen:Ne yapıyorsun sen?Ömür:Hiç, hazırladığın haberlere bakıyorum.Çektiğin fotoğraflar ne kadar demode...Hepsinin bakış açısı aynı...Semen:Seni ilgilendirdiğini sanmıyorum...diyerek çantasını küçük koltuğa fırlatarak, sandalyesine bırakıverdi kendini. Ömür:Muhasebeye uğramayacakmısın?Semen:Of birde o var tabi...Neyse halledip geliyim bari.Yerime bakıver iki dakika.Ömür:Tamamdır...Sen hallet işini...Semen gözü arkada her ne kdr kalsada muhasebeye gitmek için aşağı kata indi asansör ile.Asansörün kapısı açıldığında onu şoka uğratacak kişi karşısında duruyordu...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Seneryo sitelerinde bir kaç denemem vardı...Bunları sadece siteye üye olanlar ile değil tüm internetten yararlanan kişilerle paylaşmak istedim...
Kategoriler
Arkadaşlarım
|